ANASAYFA HABER ARA RSS KAYNAĞI FOTOĞRAF GALERİ KÜNYE   Üye Ol - Üye Girişi 
 
Bolu Milletvekilleri için başarı kriteri nedir? - ()
Bolu okul öncesi eğitimin ücretsiz yaygınlaştırıldığında - ( 1 )
Boluspor süperlige çıktığında - ( 7 )
Bolu Doğalgaz alt yapısı tamamlandığında - ( 11 )
Bolu Teşvik imkanlarından faydalandığında - ( 35 )
  Çok Okunan Yazılar
Berlin Duvarı'nı futbolla yıkıyoruz...
KIBRISCIK YAYLALARI HİZMET ÇOŞKUSU...
MENGEN VE AŞÇILIK SANATI...
Benim bir babam vardı......
Başlangıç...
Edebiyatçılar... Haydi kaleme sarılın......
Bolusporlu futbolcuya mektup......
Ne olacak bu Boluspor'un hali?......
MENGENİN TARİHİ HİÇ BİRİMİZİ AFFETMEZ.....
eren akdoğ 29.07.2010
teşekkür mesajı
yorum cu 29.07.2010
dilbilgisi
adnan kara 29.07.2010
yanlış
Adnan Sone 20.07.2010
HAYIRLI OLSUN.
berksu ata 15.07.2010
böle düğün yok
aytekin 09.07.2010
Ata Sporu bir başka
Nilüfer Te 29.06.2010
Selam
Sedat Avun 28.06.2010
Bize de tiyo verirsin
aytekin 26.06.2010
Eğer Çıktıysa yardıma
aytekin 23.06.2010
KIBRISCIK'IN DEVLETDEN
Karbonhidrat kışkırtıcı, işveli, cilveli bir hanımefendi
Karbonhidrat kışkırtıcı, işveli, cilveli bir hanımefendi

Büyült / Küçült : 14 Punto 16 Punto 18 Punto Tarih : 14.03.2010 00:00:10

Karbonhidrat kışkırtıcı, işveli, cilveli bir hanımefendi
Karbonhidrat kışkırtıcı, işveli hanımefendi

Nasıl kilo verdiniz?

Açık söylemek gerekirse bir kampanya yürüterek yapmadım bu işi, hayatımdaki karbonhidratları çıkartınca böyle oldu.

 

Yani börek çörek, ekmek yemiyor musunuz artık, bunları hayatınızdan tamamen çıkardınız mı?

Ya aslında gözümden çıkardım da gönlümden çıkartamadım. Karbonhidrat kışkırtıcı, işveli, cilveli bir hanımefendi gibi. Bugün belki bir mesafe koyarak soğuk bakarsın, “Uzaklaştım” dersin ama yarın kokusuyla, duruşuyla, kendine has bakışıyla seni kışkırtabilir. Mesela Yeniköy böreğinin bir duruşu bakışı, buğuyu üzerine doğru bir salışı vardır. Chanel 5’in kokusu bile onun yanında kıyıda dursun. O kıymalı soğan kokusunu alırsın ve ister istemez ona doğru gidersin, çökertirsin mideye. Hayatım boyunca karbonhidratı çok tüketen biri oldum. Ekmek bağımlılığım var. İnsan yurtdışından ekmek taşır mı? Ben taşıyorum. Oralarda ekmek endüstrisi bizden çok ileride. Fransa, İngiltere, Avusturya’da inanılmaz ekmekler yapılıyor; ben de gidince utanmadan, sıkılmadan

bavuluma ekmek doldurup geliyorum. Tarz bir ekmeği katıksız bile yiyebilirim. Ayrıca akşamları, pastadır kurabiyedir mutlaka yemek isterim; buna suböreği ve sigara böreği takıntımı da ekleyelim. Mesela saat 17.00 civarı evde çay içiyorsam, yanında gözleme ve sigaraböreği isterim. Sigara böreğinin içindeki peynirin kızarınca, eriyip böreğin kenarlarından akması beni çıldırtır. Şimdilerde, bir süre mola verdik karbonhidrata ama bu demek değil ki, ayrıldık. Biz sadece seviyeli bir ilişki için biraz geri çekilelim dedik. Geçenlerde mesaj çekmiş unlu mamuller, “Artık dayanamıyorum senin bünyene girmek istiyorum” diye. Ben de “Al beni” diye cevap yolladım. Sonu ne olacak bu ilişkinin bilmiyorum?

 

Peki bu aralar karbonhidrattan uzak durduğunuza göre ne yiyorsunuz?

Sabah makul bir kahvaltı yapıyorum. Su içiyorum, bu arada suyu çok seviyorum. Öğle yemeklerini hafifçe geçirip akşam etten arındırılmış sebze yemeği yiyorum. Örneğin, şu anda sıcak yuvamda beni bekleyen bir tas tavuklu bamya yemeğim var. Onu yiyerek üzerine çayımı kahvemi içip masumca bu faslı kapatacağım.

Epeyce masummuş. Masum değil mi? Her an masumiyet duygularının sınırlarını zorlayıp şehvet boyutuna geçebilirim. Bizim gibi insanların bu konudaki hassasiyetleri önemli. Hassas oluyoruz karbonhidrata.

Dışarıdan gelen algı, bir içe dönüş, anında çorbaya ve ardından pilava yönlendirebilir beni ve benim gibileri.

 

Bu arada karbonhidratların depresyona iyi geldiğini biliyorsunuzdur.

Yapma ya. Gerçi ben aşk acısı çekmeden de kakaolu fındık ezmelerini kaşık kaşık yerim.

 

Kaç kaşık mesela?

Bu konuda derecelerim var. Kaşık derken hangisini soruyorsun. Çay kaşığı mı, tatlı kaşığı mı, yemek kaşığı mı? Ben yanıtlayayım. Çay kaşığı küçük, yemek ise büyük geliyor. Tatlı kaşığını

tercih ederim anlayacağınız. Dört-beş kaşık çakarım ve buz gibi bir su içip sonra yine çakarım.

 

İçki ile aranız nasıl?

İçki içmem. Millet beni içki içiyor sanıyor ama ben karbonhidratçı, proteinci ve fanteziciyim. Ama burada fantezi yanlış anlaşılmasın seks anlamında değil, yemekle ilgili. Özellikle sevdiğim mutfaklar var. Mesela Fransız mutfağı baş sıralarda yer alıyor. Fruits de mer en sevdiğim yemeklerden biridir. Deniz tarağın buzun üzerinde getirirler, sirkeli sarmısaklı sosu vardır. Alıp çekersin içine, bu müthiş bir lezzettir. Yasak olan domuz eti dışında, tavşan, geyik hepsini

yerim.

 

10 KİLODAN BİRAZ FAZLA VERDİM

Kaç kilo verdiniz?

Çok vermedim aslında, giden miktar 10 kilodan biraz fazla. Nazar değecek sorma. Sonuçta, “Gözün gördüğü, gönlün istediği vücuda şifadır” der büyükler. Kendini kısıtlayıp “Aman popodan yaydıracağım, şuradan kaldıracağım” diye istediği şeyi bünyeye zerk etmezsen bu da kısıtlamada ifrata gitmektir. Onun yarattığı stres ne olacak peki? Taksim’e gidip katliam mı yapacaksın? Diyetisyenlere de kızıyorum empati yapamıyorlar. Zaten onların önerisine göre, o kadar az yiyen herkes zayıflar. Sen yedirterek zayıflat değil mi? O zaman yapılan iş önemli olur.

 

AŞKTAN YİYEREK KORUNUYORUM

Bazıları âşık olunca zayıflar sizin üzerinizde o tür etkileri mi var mı duygularınızın?


Başımdan bir evlilik geçti, ilk eşime büyük tutkuyla âşık oldum, sonra bir kere daha benzer bir şey yaşadım ama onlardan sonrakiler sevgi, ilgi gibi açıklanabilir. Aşk, zor ve yıpratıcı bir durum. İnsanı insanlıktan çıkartan, başka hallere sokan bir şey bence.

 

Nasıl koruyorsunuz kendinizi aşktan?

Yiyerek. Aşktan korunmakla ilgili değil tabii ama artık 40’ımı geçtim. Bu yaştan sonra seçtiklerin, hayata bakışın değişiyor, süzgecin daha sağlam oluyor. Duyguların üzerindeki gerçekçi analizlerin yerine oturuyor. Artık olayları 20’lerde 30’larda gördüğüm gibi görmüyorum. “Hangisi iyi” dersen? “Tabii ki aşk” derim. Saç telinden ayak

tırnağına kadar insanı titretir, güzeldir.

 

Aşk için ölür müsünüz?

Zamanında ölürdüm. Ama şimdi ölmem.

 

Demek ki artık eskisi gibi âşık olmuyorsunuz. O duygunun önüne başka şeyler mi geçti?

Her geçen gün değerlerine sahip çıkma ve koruma duygusu gelişiyor insanda. Etkilendiğin biriyle karşılaşınca o değerleri hemen arka cebine atamıyorsun ama iddia

ediyorum 20 yıl önce durumum böyle değildi.

Kaynak ve haberin devamı :   http://www.haberturk.com/magazin/haber/500544-ask-icin-intihar-ederdim


 Etiketler: KADİR ÇÖPTEMİR  ZAYIFLAMANIN YOLLARI  DİET  10 KİLO VERMEK  BOLU MAGAZİN 

 Haberi Ekle ;  Google    Facebook    Digg    Del.icio.us


 Haber Yorumları  yorum ekle


Bu habere henüz yorum yazılmamış ilk yorumu siz yazmak istermisiniz



  • Cihan Erdogan
  • Seyfi Alp
  • Sercan SEZEN
  • Aytekin Bayri
  • Chef Cihan Erdogan Tokyo'dan yaziyor
    '
    '
    Bölge Haberleri  Müzik - Eğlence Haberleri  Teknoloji Haberleri  Sinema Haberleri  Bolu Spor Haberleri  Kadın Haberleri  Dünya Haberleri  Kültür - Sanat Haberleri  Siyaset Haberleri  Eğitim Haberleri  Ekonomi Haberleri  Sağlık Haberleri  Medya - Magazin Haberleri  Yaşam Haberleri  Spor Haberleri  Gündemdeki Haberler  Güncel Haberler  Künye

     Bolu Postası


    Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.

     

    MS Haber bir MS Teknoloji hizmetidir.

     

    Gazetelinki.com